İster inanın ister inanmayın ama günde en az 1 defa turelozdil.com/wp-admin yazarak panele giriyorum ama son yazımın üstünden aylar geçmiş. Nedir bu korku acaba..
Yada Socialcıklar mı bu hale getirdi, Facebook, Twit, FF, vs. vs. Ne biliyim eskiden aklıma bir şey gelse gelir burada yazardım, şimdi FB’den status update yapıyorum.
Eskiden öyle boş otururken ne bloga ne yazsam diye plan yapardım, şimdi elimde telefonum htc peep üzerinden saniye saniye twit güncellemesi yapıyorum.
Eskiden blog blog gezerdik kim ne yazmış ne alemde diye.. Şimdi FF’e bırakın girmeyi kendisi haftalık olarak e-mail kutunuza eşin dostun nelerle meşgul olup neler yaptığını hemen yetiştiriyor.
Valla farklı bir şey ya, bakıyorumda RSS Reader’ın sadece adı kalmış… Blog bile takip etmez olmuşuz. Oysa eskiden ne var ne yok bloglardan alınırdı. Şimdi bi twit, bi bit.ly veya tinyurl linki tak tak her şey bitti. Yada Youtube’da dolanırken veya başka bir yerde ilginç bir şey görünce “Share on Facebook” onun altına gelecek 2 tane yalandan yorum, o da bitti. Veya veya FF’de biri 2 foto ekler, ona bakarsın, devamı gelir, bakarsın saatler geçer…
Wuh.. Ne dertliymişim :)
Yoğun tempo, nefes almaya vakit yok, hiçbir şeye vakit yok.. Bahane değil cidden vakit yok. Evet! MSN’den cevap vermeye bile vakit yok. Ve sen hayatımın anlamı, sana istediğim kadar ayırabilecek vaktim yok.. Sadece senden çok özür diliyorum ve seni çok seviyorum…
Gene gelir bir şey karalarım artık ara ara diye düşünüyorum.. Yada telefona bir kolay Wordpress uygulaması indirsem günlük yazarım blogu. Neyse uzadı..
Bu sene zaman hızlı mı geçiyor acaba nedir?
Az önce bir konuda yıllık istatistikleri incelerken Ekim ayında olduğumuzu bir kez daha fark ettim. Oysa bitmiş olan Haziran, Temmuz, Ağustos ve nedenini bilmediğim bir şekilde bir türlü içinden çıkamadığım Eylül ayını o kadar net hatırlıyorumki adeta dün gibi..
Garip. Blog yazasım yok :)
Aslında bu yazıyı 3 gün önce yazacaktım ama sallaya sallaya bugüne kaldı :)
Bahsetmek istediğim konu uçaklardaki kabin ekibi. Çok uzun zamandır bu insanların kahin olabileceğini düşünüyorum. Özellikle THY ekibinin. Mesela hani şu yiyecek içecek faslı varya, hiç öyle uçak içinde bağırmanıza falan gerek yok, ağzınızı sağa sola oynatın onlar hemen anlıyor. İşte 3 gün yaşadığım olayda bunun aynısıydı. Sık uçtuğum ve takıntılılarım olduğu için gene aynı kontuara gittim ve çalışanla artık gel git bir ahbaplığımızda olduğundan ben söylemeden cam kenarı olan 3A koltuğunu verdi. Ne güzel. Uçağa geçtiğimde yanımda 2 tane bayan var, ama ne bayan.. Bir an koridordan cam kenarına geçişimin imkansız olduğunu falan düşünmeye bile başladım. Bir şekilde geçip yerime oturdum. Uçak kalkınca dalmışım, gözlerimi açtığımda servis yapıldığını gördüm. Evden çıkarkende kahvaltı yapmadığımdan dolayı mutlaka bir şeyler yemeliydim :D
Hostes geldiğinde sadece ağzımı açıp (ses çıkmıyor) “k” dediğimde kolam dolmaya başlamıştı. Şaşırdım kaldım. İlk defa bu kadar kahin olanını görüyordum. Tebrikler valla.
Onu geçtim, pilotun anonsu; “ladies and gentlemen this is turkish airlines…” :D memnun oldum şekerim. Adam pilot olmuş ingilizce konuşamıyor :)
Farkettimde, internetle o kadar içli dışı olmama rağmen sadece 2 adet alışveriş sitesini kullanmaktayım. Sanki her şey sadece onlarda, sadece onlara güvenilir, sadece onlar ürün gönderir gibi. Oysa adını bile duymadığım onlarca alışveriş sitesi mevcut. İşte NeredenAldın‘ın felsefesi.
Kurulduğu günden beri ben dahil bir çok insana rehber olan bir uygulamadan bahsediyorum. Sistemin zamanla geliştirilmesi sonucu alışveriş sitelerine cevap hakkı tanınmasıyla artık bir kullanıcı yardım merkezine dönüşmüş durumda. Tabi bu hem güzel bir gelişim, hemde zararları var. Güzel bir gelişme; insanlar olumlu/olumsuz tecrübelerini diğer insanlarla paylaşabiliyor. Diğer yandan ise insanlar alışveriş sitelerine ulaşmak yerine site üzerinden karalama girişiminde bulunabiliyor. Elbette ki NeredenAldın‘da bunların hepsi detaylı olarak düşünüldü ve gerekli algoritmalar geliştirildi. :)
Yeni tasarımdan birkaç cümle ile bahsetmek amacıyla başladığım bu yazımda konumdan çok uzaklaşmış durumdayım. Yeni tasarım beta olarak yayında, tabiki eksikleri olacaktır ancak bu tasarım çok uzun bir sürenin ve büyük uğraşların sonucunda ortaya çıktı. Yani eleştirirken yapıcı olmak en mantıklısı olacaktır.
Az önce posta kutuma Turkcell faturam geldi ve gördüğüm manzara karşısında tamamiyle şoka uğramış durumdayım.

61,46 TL vergi olarak devlete mi? Şaka mı?
Tuesday, January 27, 2009
0 Yorum