A A
RSS

Büyük Kamil Koç İşkencesi

Sun, Jul 27, 2008

Bloglamasyon

Tamam son zamanlarda tüketici yönümü bloga çok fazla yansıttığımın farkındayım ancak bahsetmeden edemeyeceğim.

Tarih: 21.07.2008 / 16.30

Bir elimde telefon, bir yandan online bilet koşturmacası, arada bir şeyler yeme gayretindeyim. Telefonla Isparta planımı yapıyorum, online bilet almak için Kamilkoc.com.tr ile cebelleşiyorum. Tabi o sıralar farkında değilim 10 saatlik bir işkenceyi başıma almak üzereyim.

İşleminiz başarılı” mesajını görüp bileti aldıktan sonra rahatladım. Hazırlanmaya başladım.

Tarih: 21.07.2008 / 21.30
Yer: İstanbul Esenler Otogarı

Ben: Merhaba, 22:00 Isparta, 45 numara.
Görevli: Ee, nolmuş 45 numaraya?
Ben: (Kısa süreli bir aptallık geçirdikten sonra) Şeyy, ben almıştım. İnternetten. Aldım ben.
Görevli: Yolkart’ın var mı?
Ben: Basılı yok, internetten alan herkese veriyorsunuz nasolsa.
Görevli: Tamam. Al bakalım bu kartın.
Ben: Teşekkürler.

Adeta şoktayım. Sanki bir an o koltukta oturan benmişim ve o koltukta oturan görevli ise benmişim gibiydi. (Tam bir anlam karmaşası).

Saati geldi otobüsüme bindim. İlk dakikadan böyle bir şey yaşamak facianın habercisiyimiş. Tabi peronda beklerken arkadan geçen Nilüfer otobüslerini gördükce içim parçalanıyor ancak onlarda Isparta’ya gitmiyorlar.

Geçtim oturdum koltuğuma. Yanıma bir otobüs yolculuğunda rastlayabileceğiniz en aksi adam, arkamdaki iki koltuğa ise 2 kişilik bilet alıp 4 kişi oturmaya kalkan bir aile oturdu. Tabi şu an bazılarınız “bundan sanane” diyebilir ama durum öyle değil işte. Malum arka 4 kişi olunca ben koltuğu çok az yatırdığımda - sadece başımı perdeliğe yaslamak istemiştim -

-
Oğlum, bizde çocuk var… Kaldırsan biraz şunu..

Biraz sinir oldum ama insanlık halidir diyip, kaldırdım koltuğu. Zaten çok ama çok az yatırmıştım. Tabi herkes yatay pozisyonda uyumaya çalışırken ben 90 derece açıyla gözlerimi bile kapatamıyorum. Daha komiği mi? Bana az öncekini diyen kadın sonuna kadar yatırmış uyuyor.

Bu kadarlada bitmedi. Öndeki adam koltuğu tam göğsüme kadar indirdi. İnanın yan dönsem sıkışacaktım o kadar dar bir alandayım. Neyse dedim müzik dinleyeyim bari. Koltuğunu o kadar yatırmayla yetinmeyen adam birde “sesi biraz kıs” diye uyarı yapmaz mı? Eh tabi, göğsümle kulağım arasında ne kadar az fark tahmin edemiyormusun demek geldi içimden.

Vel hasıl berbat bir yolculuktu. Peki burada Kamil Koç’un suçu nerede?

İşte burada:
- Kalkış 22:00 Varış: 07.30 /// Gerçekte: Kalkış 22:05 Varış: 08.30
- Isparta’ya 40 dakika mesafede 30 dakika mola.
- İkaz lambasının ne işe yaradığını bilmeyen bir muavin.
- Uyuyorken servis masasının açılıp önüme halley konmuş olması. Bir de kahve koysaydın, hem uyuyamazdım hemde üstüme dökülür yanardım bir güzel.

Sonuç olarak berbat bir yolculuk. Dönüşte tercih etmedim tabiki. Dönüşle ilgimi yazımıda yarın yazacağım :)

Taglar: ,

1 Yorum - Sizde Fikrinizi Belirtin

  1. Umurcan Görür:

    abi senden iyi turizmci olur. Sen bu yazıları yazarak bize çok yardımcı oluyosun

Yorum Yapın


Horton hears a Who! Fragman

Hürriyet Video’larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!
Rai Duo’da yayınlanan programda bir operatör iş makinası kullanarak kız arkadaşına zarar vermeden soydu.


Cep telefonları sandığımızdan daha fazla özelliğe sahipler.

Kategoriler