A A
RSS
FaceBook Merkez Ofisi

FaceBook Merkez Ofisi

Thursday, July 17, 2008

1 Yorum

Farklı bir şeyler yapalım ve hep beraber Facebook’un Merkez Ofisi’ni gezelim istedim :) Aşağıda ofisten birkaç fotoğraf bulacaksınız. Üstüne tıklayarak görüntüleyebilirsiniz. Bizim ülkemizde şirketler çalışma ortamlarını kasabildikleri kadar kasarken Facebook gibi bir oluşumun ofis ortamının oluşumunun böyle olduğunu görmek şaşırtıyor insanı :)

Kahraman Türkolar

Kahraman Türkolar

Saturday, June 21, 2008

0 Yorum

Onlar kahraman, onlar Hırvat hoca Slaven Bilic’in tanımıyla “… gol atmak için yemeyi bekleyenler” onlar TÜRKOlar. Bu akşam Viyanada bir tarih yazıldı. İşte Türk’ün yüreği. Maç esnasında 12. adamın Kırmızı -  Beyaz haykırışları. Ve yıkılışımız… Ve Semih… Son dakikada Semih.. Onların mucizenin diğer adı. Onlar 75 milyonu 1 dakika üzüp 1 dakika sonra sevince boğanlar. Onlar bize [...]

Herkes Firefoxcu Oldu

Herkes Firefoxcu Oldu

Friday, June 20, 2008

3 Yorum

Özellikle Firefox 3′ün çıkmasıyla nedense herkes bir anda Firefox hayranı kesildi. Hangi haber sitesine baksam, hangi blogu okusam mutlaka bir Firefox haberi görüyorum. İlk çıktığı gün rekora koştu ve 24 saatte en fazla indirilen program ünvanını kazandı Firefox. Bunun değerini anlıyorum ancak ne olduda bir anda herkes bu kadar Firefox hayranı kesildi bunu anlamıyorum. Örneğin Türkiye’deki [...]

Prison Break Sezon 4 Duvar Kağıdı

Fri, Jul 18, 2008

Yorum Yok

Günler haftaları, haftalar ayları kovaladı ve kovalamakta. Şurada 1 Eylül’e ne kaldı ki :)

Milyonlarca kişi bugünü bekliyor. Prison Break 4. sezonuyla dönüş yapacak. 1 Eylül tarihi yaklaştıkca diziyle ilgili materyallerde çoğalmaya başladı. Aşağıda 4. sezon duvar kağıdını bulabilirsiniz. Resimdede göreceğiniz üzere bir çok karakter bizi bekliyor.

Üzüldüğüm tek şey Kellermen’ı orada göremeyişim oldu :(

Duvar kağıdını kaydetmek için. Üstteki resme tıklayın. Karşınıza çıkan ekrandan “Gerçek Boy”‘a tıklayın. Resim tam boyutunda açılınca resmin üzerine sağ tıklayıp “Resimi Farklı Kaydet / Save Image As” tıklayın ve indirin.

Şiir Sever Misiniz?

Fri, Jul 18, 2008

Yorum Yok

Eğer sizde şiir sever yada kendi şiirlerinizi yazıyorsanız yakın arkadaşım Serkan‘ın sitesi SiirKolik.com‘u ziyaret etmenizi öneririm.

Sadece şiir değil öykü yada deneme yazıyorsanız onlarıda ekleyip başkalarıyla paylaşabilirsiniz.

Sitede bulunan Forum kısmından sizin gibi yazan ve düşünenlere ulaşarak kendinize yeni arkadaşlar kazanabilir ve kendinizi geliştirme imkanı bulabilirsiniz.

Ayrıca SiirKolik.com, 17 temmuz itibariyle gözü yormayan ve Serkan tarafından hazırlanmış profesyonel tasarımıyla gelecekte daha çok ilgi çekeceğe benziyor. (Tasarım gerçekten çok hoşuma gitti)

Hem arkadaşım, hemde emek vererek ilgilendiği bu siteyi tanıtmayı kendime bir borç bildim ve blogumda site tanıtarak bir ilki gerçekleştirdim. Hayırlı olsun :)

Nilüfer Turizm

Wed, Jul 16, 2008

Yorum Yok

Müşteri Hizmetleri’nin iyi olmadığı konusunda daha önce yazı yazmıştım ancak şimdi %100 çark etmiş bir “ben” ile karşılaşacaksınız.

Nitekim, 7 Temmuz’da biletimi alıp servise bineceğim noktaya ulaştım. Kısa bir süre servis geldi. Bir tek ben vardım servise bindim ve İstanbul Esenler Otogar’ına doğru hareket ettik. Yoğun trafiğe rağmen, otobüsün kalkışına 5 dakika kala terminale ulaştık. Çantamı verip otobüse bindim. Güler yüzlü bir görevli karşıladı ve ilk artı puanımı verdim. Aldığım bilet’de kalkış saati 11:00 olarak yazıyordu, araç hareket ettiğinde otobüs saati 11:00, cep telefonu saatim 11:01′i gösteriyordu. Zamanında kalkış için artı bir puan daha. Yeni ve konforlu bir otobüs, yastığımıda aldım ki :) Artı bir puan daha.

Kavacık, Kartal derken yola çıktık. Bu zamana kadar bile (yaklaşık 45-60 dk) çok iyi ve güleryüzlü bir hizmet sunuldu. Dondurma olayıda gayet hoşmuş bu arada :) Ve sağasağlim bir şekilde Ankara’ya indim. Üstelik tam belirttikleri gibi 6 saat süren yolculuktan sonra.

Bu sefere 10 üzerinden 10 puan veriyorum. Gereğinden fazla memnun kaldım. ;)

14 Temmuz’da yollarda zorlu bir gün geçiriyorken kendimi 16.40 gibi AŞTİ’ye atabildim. 15 dakika sonra kalkacak 17:00 otobüsleri için büyük bir gayretle üst kata çıktım. O sıra ufak bir ikilem yaşadım “Kamil Koç - Rahat Hat” mı yoksa “Nilüfer” mi tarzında. Bir önceki yolculuktan olsa gerek ayaklarım beni Nilüfer’e götürdü. Sorgu sual sorulmadan üye numaramı verip anında biletimi aldım. Ayrıca “en arkadan lütfen” talebime olumlu yanıt verip sağ veya sol taraflardan hangisini tercih ettiğimi soran bilet satış görevlisinide ayrıca teşekkür ederim. - İnternetten almadığım için 2.5 ytl fazla verdim-

Güzel bir başlangıçtan sonra kendimi koltuğuma bıraktım ve gene zamanında hareket ettik. Gerçi AŞTİ’de buna çok dikkat ediliyor. Örn: “Hareket saati gelen otobüs kaptanlarının dikkatine…” bu anonsu her yarım saatte duyabilirsiniz. Unutmadan “misdır keyşan piliz enformayşın sentur” diyen amcamız hala değişmemiş ve yerinde; bunu bir kez daha teyid ettim.

İyi ve hoş giden bir yolculuk sırasında görevlinin en arkada oturan 2 kişiye (bir tanesi benim) “şizofren” muamelesi yapması hiç hoş olmadı. En arkaya hiç su getirmediği halde yanımdaki beyfendi uyarınca “getirdim ben siz hatırlamıyorsunuz” diye yanıt verince ikimizde ağzımız açık kaldık.

Bunuda atlatıp güzel ve güvenli bir yolculuktan sonra tekrardan İstanbul Esenler Otogar’ına ulaştım. Son sözü gene görevli söyledi. En arkaya kadar gelip bana “kavga döğüş bir yolculuk geçirdik ama genede geçmiş olsun” deyişi adeta beni 5 yıldır tanıyan bir arkadaşımla yaptığım yolculuk sonrası yaptığı eleştiri gibiydi. Gene ağzım açık tabikide.

Bu sefere görevlinin garip davranışları dolayısıyla 10 üzerinden 7 veriyorum.

Genel olarak memnun kaldım. Herkese tavsiye ediyorum. Ciddi manada Atlasjet ve Onurair’in sağlayamacağı kadar, Pegasus’un ise rüyasında göremeyeceği kadar yolcuya ilgi gösteren Müşteri Memnuniyeti temelli anlatışları var.

Dipnot: :İstanbul - Ankara : 35 YTL (artibilet.com - nilufer.com.tr 32.5 YTL). Servislerin saatini bilet alırken görebilirsiniz. Benim gibi çağrı merkeziyle debelenmenize gerek yok.

Ben, Aptal mıyım?

Wed, Jul 16, 2008

1 Yorum

Geçen hafta /07.07.2008/ tarihinde şehir dışına çıkmam gerektiğini şuradaki yazımda belirtmiştim.

İstanbul’dan otobüse binip 6 saat süren yolculuktan sonra, 4.5 saat sürecek Nevşehir yolculuğumu gerçekleştirecek olduğum otobüsün saatinin gelmesini beklerken AŞTİ’de bulunan seyyar kitap satıcılarından birinin tezgahının önünde durdum. Kulağımda telefon daha ilk dakikadan aksayan işleri düzeltmeye çalışırken, uykusuzluğum ve yolculuğun verdiği yorgunlukla bir yandanda kitapları inceliyordum. Durum böyle olunca tezgahtaki bir kitap gözüme çarptı. Erdal Demirkıran - Sadece Aptallar 8 Saat Uyur . Hazır bende günü yeterince değerlendiremediğim ve bitmeyen işlerden dolayı strese girdiğimi bildiğimden dolayı “belki bir işe yarar” mantığıyla aldım ve otobüse geçtim.

İtiraf etmeyelim, cüretkar bir kitap adı. Gördüğüm andan beri yazarın bana aptal dediğinin farkındaydım. Etkileyici bir girişten sonra karşıma çıkan gördüğüm en garip fonttaki kitabın ilk sayfası biraz hayal kırıklığı ve ekibin biraz amatör olduğu düşüncesini uyandırdı. İşte buna “ön yargı” deniyor. Bununla ilgili olan kitabıda şimdi okuyorum. İleride ondanda bahsedeceğim.

Lafı uzatmayayım. 4.5 saat yolculuk ve 335 sayfalık kitap biter. Bu “ön yargı” ile mi? Hayır, kitabı bitirince açtığım ilk dakikada düşündüklerimin utancıyla.

Hemen atlamamak lazım diye düşündüm. Ben günde yer yer 12-14 saat uyuyan adam ” bunu nasıl 4′te 1′e indiririm? ” kaygısıyla 1 hafta 1 gün bekledikten sonra bugün itibariyle uyguluma kararını dün aldım. Önce bununla ilgili bir tablo hazırladım.

Kısaca özetleyeyim.

İstasyon: Belirlenen uyku periyodlarında duruş  miktarı.
Yatış Saati: Yatacağım saat.
Kalkış Saati: Kalkacağım saat.
Bekleme Süresi: Bu tempoda kaç gün devam edeceğim.

Aranızda “yahu biz aptal mıyız neden tabloyu açıklama ihtiyacı duydun” diyenleriniz olabilir. Bu durum sizin değil bu tabloyu anlamak için bir müddet düşünen benim aptallığımdır kendimi tatmin etme amacıyla açıkladım.

Kısaca olay bu. Toplamda 71 gün sonra /24.09.2008/ tarihine kadar bu tabloyu düzenli bir şekilde uygulayabilirsem artık bende günde 4 saat uyuyor olacağım ve ömrümün uzun uzun yıllarını yatakta geçirmek yerine yaşayarak ve üreterek geçireceğim.

23.56 :) 4 dakika sonra ilk istasyonum ve 8 saatlik uykuma merhaba diyeceğim. Sabah kalktığımda ilk etkilerini tekrardan paylaşacağım.

Nilüfer Turizm ve Metro Turizm

Mon, Jul 7, 2008

2 Yorum

İşlerim aşırı yoğun, stres de var tabiki. Bu sebeple fazla zaman ayıramıyorum blogcuğuma ama bu akşam yazayım dedim. Bunu belirtmekte fayda var tecrübe olur :)

1 hafta şehir dışına çıkmam gerekti ve gideceğim yer için otobüs bileti aramaya başladım. Online otobüs bileti olayında hala bir çok firma internetten satış yapmamak için ısrar ettiğinden dolayı bilet alabileceğiniz yerler sınırlı. Hele gittiğiniz yer İç Anadolu’da olunca alternatifleriniz çok daha düşük. Durum böyle olunca “bari Ankara’ya kadar ulaşayım oradan bir şekilde gideceğim yere otobüs bulurum” mantığıyla bilet aramaya başladım.

Yakın arkadaşım Eren’in daha önce tavsiyesi ve sık sık tercih etmesinden dolayı Nilüfer Turizm ile gitmeyi uygun gördüm. Kendilerinin birde oturduğum yere yakın bir mesafeye servis hizmetleri olduğunu öğrenince hiç keyfimi bozup yol stresi çekmeden yolculuğa çıkarım dedim ve bilet almak için sayfalarına uğradım. Ancak sayfalarında servislerin hangi saatte kalkacağına dair bir bilgi yoktu ve bende “kol sentır” (evet ararsanız verilen hizmete sadece bu adın verilebileceğini anlarsınız) numaralarını aradım. Bir türlü açan yok. Saat 01.30 civarlarında. Üst üste 5 kere aramama rağmen hiç kimse açmadı. Bir müddet bekleyip tekrar aradığımda Recep isimli (bey demeyeceğim, bu ünvanı hak ettiğini düşünmüyorum) görevli açmayı akıl etti ve kendisine servisler ile ilgili bilgi almak istediğimi belirttim, yönlendiriyom dedi ve beklemeye başladım 1-3 dk bekledikten tekrar kendisi açtı. Sanırım bir yanlışlık olduğunu belirttim tekrar yönlendirdi. 1 dk sonra toplum tarafından “dayı” olarak adlandırılan tarzda sese ve üsluba sahip birisi açtı. Durumu anlattım, servisin ne zaman kalkacağını sordum ve verilen cevap : “1 saat önce orda ol sen” tabi dedim ne demek.

Kısaca Nilüfer Turizm, otobüslerinizde dondurma verip jest yapacağınıza 444 00 99 numarasını arayanların müşteri olduğu bilincinde çalışanlara sahip bir “call center” açmanızın yararınıza olduğunu düşünüyorum.

Bir diğer konuda Metro Turizm. Her otobüsün arkasında yazıyorya 444 34 55 (Samsunlulardır kendileri 55 oradan gelme) ve superbiletci.com. Ne superbiletci.com açılır nede 444 34 55′de biri telefonu açar. Olay kısaca şöyle: ararsınız santral sizi karşılar ve aynen şunu der “for ingiliş pires nayn”. Eğlenmek isterseniz arayın ve bu anonsu dinleyin pişman olmazsanız ;)

Yaşasın eleştirisel tüketici ben =)

VDSL2 İşkencesi   Wed, Jul 2, 2008
Yorum Yok
Kumaştan otomobil: BMW - GINA   Thu, Jun 19, 2008
Yorum Yok
Magnum Reklam Müziği   Sun, Jun 15, 2008
1 Yorum
ÖSS 2008 Sorular ve Cevap Anahtarı   Sun, Jun 15, 2008
1 Yorum
Airex 2008 Uçak Fuarı   Sat, Jun 14, 2008
2 Yorum


Şarkıcı mikrofonu yutuyor.


Horton hears a Who! Fragman

Hürriyet Video’larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!
Rai Duo’da yayınlanan programda bir operatör iş makinası kullanarak kız arkadaşına zarar vermeden soydu.


Cep telefonları sandığımızdan daha fazla özelliğe sahipler.

Kategoriler