Facebook geldi, Bloglar yalan oldu!
Mon, Dec 1, 2008
Aynen böyle düşünüyorum.
İnternet yaygınlaşmaya başladı başlayalı insanların kendilerini anlatma duyguları tepkimeye uğradı ve artış göstermeye başladı. Önce MSN ele alalım. Kişisel iletiler veya isminizi yazmanız için bırakılan o malum yerdeki sözler. İşte bunlar öyle bir hal aldıki inanır mısınız bilmem ama ciddi bir ziyaretçi kaynağına dönüştü.
Yakın örnek Cihan Bağdatlı’dan “Delikanlı MSN Nickleri”. (7 dakika sonra) Konuyu aramama rağmen bulamadım link veremiyorum ancak böyle bir şeyin varlığından haberdarım. Bana inanın.
Sonra hatırlar mısınız bilmiyorum bir ara Sprite’ın sihirli tshirtleri vardı. Size yapışkanlı bir tshirt ve harfler veriyorlardı sonrasında siz bu harflerle üstünüzden istediğinizi yazabiliryordunuz vesaire falan.
Sonra Facebook çıktı. Anlık ileti muhabbeti. “What are you doing right now?” yazan kısım işte. Burayı chat sayfası olarak kullanana bile şahit oldum. Ama daha ilginci bununla ilgili muhabbetlerdi. Örnek:
x: Ooo aşıkmışız abi!
y: Sen nerden duydun?
x: Facebook’da yazmışsın ya!
Vs.
Tamda insanların ihtiyacı olan bir şeydi bu. Egolarını tatmin edip, ne yapıp ettiklerini dünyaya duyurmak. Mahremiyeti bir manada bitiren bir kavram.
Bunu gören Twitter boş dururmu. O da sadece böyle “status update” olayına ilişkin bir sistem geliştirdi. İnsanları kendine bağımlı kıldı. Hani şunu gördüm ya “mutfağa soda almaya gittim, geliyorum”. Bu nedir yahu? Bir insan önemli olsada olmasada yaşadığını bu kadar topluma mal eder mi?
Sonuç olarak derdim Web 2.0 ile abi. WebRazı sağolsun millet de bir şey sanıyor işte.
Neyse. Birde çeteci İsmail bey’in şu yazısını inceleyin. Kendisi bu organizasyon ile kazandığı parayı yardım kurumlarına bağışlamakla ilgili bir grup başlatmış. Onada başarılar tabi.
Taglar: çete savaşları, facebook, web 2.0





Yorum Yapın