A A
RSS

Hayatın Durdurulamaz Hızı

Fri, Feb 15, 2008

Bensel

Son 2 haftadır o kadar hızlı geçiyorki gerçekten başım döndü. Önce babamın sağlık problemleri sonra okul için dönüşüm derken nerede yatıp nerede kalktığımı anlayamıyorum.

Uzun süredir yazmıyordum. Daha doğrusu bilgisayar başına oturamıyordum. Son hafta nedendir bilinmez bir sosyalliğim tuttu. Şimdi tüm hikayeyi anlatayım :)

Uçuşumu 4 gün erteledikten sonra 10 Şubat günü uçağıma bindim ve  Nevşehir Tuzköy havaalanına gece 23.30 civarlarında indim. Her zamanki gibi şehir merkezine gitmek için servise geçtim. Her şey o kadar olağandıki etrafta turistler, koşuşturmacalar ve soğuk… Soğuktan donmak üzereyken servisin çevresinde dolaşan turistleri farketmiş ama ilgilenmemiştim. Ama servise binip o saatte Nevşehir gibi bir yerde gece ineceklerini düşününce ilgilenmem gerektiğini düşündüm.

Şehir merkezine girince beni almak için o kadar yol gelen ev arkadaşım Hakan bana “hoşgeldin” demeye çalışırken benim düşündüğüm tek şey servisin arkasında bavulunu bekleyen 3 bayandı. :) Nitekim yanlarına gidip nereye gideceklerini sorarken bu sorunun bana unutamayacağım 48 saat yaşatacağını bilemezdim tabi. Aldık kızları götürdük otellerine, teşekkürler ıvır zıvır derken biri numaramı almayı akıl etti ve yarın görüşmek üzere ayrıldık. Eh böyle bir fırsatta dönmenin anlamı olmadığı için Nevşehirde kalmanın akıllıca olacağını düşündük. İşin garip tarafı kız (Marga) ne zaman uyanacağımı sorduğunda sabah 8 demiştim. Evet bir an bende şaşırdım ama laf ağzımdan kaçmıştı hani en azından sabah 7 de yatan bir adamın 8′de kalkma oranı baya düşüktü.

Ertesi sabah saat 9.30 civarlarında telefonum çalmaya başladı. Sabah erken arayanlardan nefret ettiğim için önce açmamayı düşündüm. Numaraya baktığımda yerel telefondan gelince açmam gerektiği kanısına kapıldım :D 15 dk sonra otelin önündeydik. Heyecanlı bir gün geçirdik :)

İkinci gün, birinci günün heyecanını atlattıktan sonra daha sıcak ve olgun bir gündü.  Hakan bey’in (!) işleri yüzünden bize 2-3 saat sonra katılması dışında her şey güzeldi. Özgü’de ölüm fermanımı foto albümünü almadığım için o gün imzaladı zaten. Kısaca Türkiye’de kalacak olduğumu ve Özgü’nün gazabından korktuğumu düşününce berbat bir gün olduğuda söylenebilir ama ben çok eğlendim :)

Akşam son yemeğimizi yedikten sonra tatlı kısmında ipler koptu zaten :D Anlatmayacağım Hakan’ın özeline girecek :P.

Daha sonraki gün hayatımıza geri döndük ve Hasanlara gittik. Güya muhabbet edecektik ben eve gider gitmez sızdım :D Nasıl yorulduysam gün içinde artık. O günde öyle geçti.

Derkene benim gibi bekarlar için fazla önemi olmayan 14 Şubat tarihinde okula gittim. Okul resmen kısmetimi açtı :D Ama o gün düşündüğüm tek şey  akşam gerçekleşecek olan Rıdvan & Özlem’in doğum günü partisiydi. Nitekim akşam oldu ve güzel partiydi. O kadar süperdiki yorgunluktan eve gidecek gücü bulamadım ve arkadaşlarda kaldım :D

Hasanların evi gerçekten seviyorum.Sıcak, yemek ve kahvaltı mevcut. Güne süper bir kahvaltı ile başladıktan sonra Eskimoların evinden bozma evime geçtim.

Ve akşam oldu. Saat 20.25. Ne yaptım tüm gün? Hiçbişi.

Hayat boş işte.

1 Yorum - Sizde Fikrinizi Belirtin

  1. Priapos:

    nen türel , yine fantezilerini yazmışın :p
    detaylara da inseydin , ders olarak okuturduk :D

Yorum Yapın


Şarkıcı mikrofonu yutuyor.


Horton hears a Who! Fragman

Hürriyet Video’larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!
Rai Duo’da yayınlanan programda bir operatör iş makinası kullanarak kız arkadaşına zarar vermeden soydu.


Cep telefonları sandığımızdan daha fazla özelliğe sahipler.

Kategoriler